Skip to main content

Yeni SEO Önerileri

Crispin Sheridan SEO hakkında bu yıl en çok neler konuşacağımıza dair güzel bir yazı yazdı. Detayları aşağıda bulabilirsiniz. Yazının orijinaline de buradan ulaşabilirsiniz.

Sheridan SEO konusunda bu yıl öne çıkacakları 6 maddede toplamış. Bunlar;

1. Temel İlkelere devam
Keywords önemini koruyor. Doğru ve alternatifli keywords'lerin hem ön hem de arka plana eklenmesine devam edin. Bu noktada alternatif keywords'ler üzerine kafa yormanız gerekecek. Sektörde kullanılan yeni kelimeler var mı? Rakipleriniz neleri kullanıyor? Bunları yakından takip edip sık sık optimizasyon yapmayı sürdürün. Google Adwords'ün keywords tool'u da işinize yarayacaktır. Ya da kampanya hazırlama sekmesindeki keywords tabı. Size girdiğiniz örnek bir keyword'ün alternatiflerini sunması açısından bu da işe yarar.


SEO

2. İçerik Yönetim Stratejisi Geliştirin
Content marketing önemini gittikçe artıran bir yenilik. Sheridan'ın content marketing'in ne olduğunu açıklayan güzel bir lafı var. Diyor ki; "İçerik pazarlama, hedef kitlenizle onlara birşey satmaya çalışmadan konuşabilme sanatıdır". Daha önce başka bir yazımızda değindiğimiz Pareto ilkesine benzer bir yaklaşım gerekiyor (merak edenler; Sosyal Medya Yönetiminde Pareto İlkesi ve 80/20 Kuralı). 

Yani müşterinin işine yarayacak, onlara faydası dokunacak içerikler hazırlayıp sunmalısınız. Burada asla görünür ya da satır arası bir satış mesajı olmadan hareket etmeniz çok önemli. Bu içerikler sizin sektörünüz, ürün/hizmetlerinizle ilgili birçok önemli text'i barındırdığı ve ayrıca ziyaretçilerin işine yarayacak içerikler olduğundan dolayı ilgi de gördüklerinden size geri dönüşü sayfa trafiği ve page rank'de artış şeklinde olacaktır.

3. Mobile'ı Unutmayın
Mobilden web kullanımı gittikçe artıyor. Bunun verilerini her yerde görebilirsiniz. O zaman web'inizi bu doğrultuda güncelleyin çünkü web'den aramalar da gittikçe artıyor. Sitenin arka plan mimarisinde mobil için yapılması gerekenlerle ilgili bir çok kaynak mevcut. İşte Google'ınki.

4. Linkler Üzerinde Çalışmaya Devam
Önemini yitirmeyen bir başka konuda linkler. Bozuk, çalışmayan, hatalı vb. linkleri sürekli kontrol edip durmalısınız! Link düzeniyle ilgili yine Google'ın güzel bir destek sayfası var. Mutlaka okuyun!

5. Yapılandırılmış Dataları İhmal Etmeyin 
Google, dataların yapılandırılmış olmasına bayılıyor. Çünkü sayfadaki birçok elementin ne olduğunu hızlı ve kolayca anlayabilmesi açısından bu önemli. Dolayısıyla sayfadaki farklı elementlerin (metin, video, etkinlik, iletişim vb.) etiketlenmesi faydanıza olacaktır. Aslında Google Web Master sayfanızdaki bu elementleri işaretlemenize olanak sağlıyor. Böylece daha sonra arama motoru bot'ları gelip neyin ne olduğunu daha kolay bulabiliyor.

6. Sosyal Medya'yı Es Geçmeyin
Sosyal medyayı web sitenizle entegre kullanırsanız faydasını göreceksiniz. Çünkü en kısa yoldan en ciddi trafik yaratacağınız kaynak sosyal medya. O yüzden nitelik içerik üretip bunu her platformun yapısına göre en uygun ve çekici şekilde paylaşamaya devam edin. 

Comments

Popular posts from this blog

Markaların Ölümle Dansı

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabı tam anlamıyla bir “bomba”. Yeni bitirdiğim kitaptan aldığım notları kısa kısa paylaşacağım. İşte bunlardan ilki; Amerika’da piyasaya sürülen her on üründen sekizinin kaderi başarısızlığa mahkum. 2005’te tüm dünya mağazalarının vitrinlerinde ilk kez yer alan 156.000 ürün , piyasaya her üç dakikada bir yeni bir ürün çıktığına işaret ediyordu. IXP pazarlama grubuna göre, dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka piyasaya çıkıyor, ancak bunların %90’ı bir yıla kalmadan raflardan kayboluyor. Tüketici ürünlerinde tüm yeni markaların %52’si ve bireysel ürünlerin %75’i tutunamıyor. Peki buna çare ne? İnsanlara “Artık yeni marka üretmeyin!” diyemeyeceğinize göre markaların satın alma psikolojimizdeki yerini tespit etmek daha iyi bir çözüm. Yani biz hangi markaları nasıl, neden seçiyoruz?’un cevabı önemli. Ya da hangi markaları tercih etmiyoruz’un cevabı. Lindstrom’un buna cevabı; Nöropazarlama (neuromarketing). Nöropazarlama, kısaca beynimiz...

Corona En Güzel Nasıl İçilir? - How to Drink Corona?

Corona, bizde pek yaygın tüketilmese de dünya çapında epey hayranı olan bir bira markası. Corona’nın bu kadar sevilen ve ünlü olmasının sebeplerinden biri de içim şekli. Corona is a beer brand that has many fans around the world, although it is not widely consumed in our country. One of the reasons why Corona is so popular and famous is the way I drink. Corona, sıkılıp şişenin ağzından içine tıkılan bir parça limonla içilen; yani böyle bir içme ritüeli olan bir bira. Elbette normal de içebilirsiniz ama Corona’yı Corona yapan onun böyle içiliyor olması.  Corona, a piece of lemon that is squeezed and clicked from the mouth of the bottle; that is, a beer with such a drinking ritual. Of course, you can also drink normally, but that's what makes Corona Corona so. Peki bu ritüel nereden geliyor? Bu, Latin kültürüne özel, biranın tadını güzelleştirdiğine inanılan bir ritüel olup, dünyaya böyle yayılmış olabilir mi? So where does this ritual come from? This is a ritual specia...

Unilever’in Gizli X9 Faktörü

Unilever, Hindistan’da yeni bir şampuan çıkarmaya hazırlanmaktadır. Şampuanların etiketleri hazırlanırken muzip bir işçi etiketin üzerine “X9 Faktörü İçerir” diye bir ibare ekler. Etikete eklenen bu son dakika değişikliği gözden kaçar ve tüm şampuanlar bu etiketle basılıp dağıtıma gönderilir. Milyonlarca şampuan şişesini toplatıp etiketleri yeniden bastırmak zor olacağından iş oluruna bırakılır. Altı ay sonra mağazalardaki şampuanlar tükenince, etiketi düzgün hazırlanmış yani “X9 Faktörü İçerir” yazmayan yeni şampuanlar mağazalara sevk eder. Ve olan olur... Müşterilerden öfke dolu e-mailler yağmaya başlar; şikayetler, serzenişler… Aslında kimsenin X9 faktörünün ne olduğu hakkında en ufak fikri yoktur. Ama kullandıkları şampuandan Unilever’in bu özelliği kaldırmaya cüret etmesi, tüketiciler tarafından kabul edilemez bir davranış olarak görülür. Unilever ne hakla şampuandan bu özelliği çıkarır? Kısacası; Markanız ne kadar gizem taşıyorsa, ürünün içeriği ne kadar “sır” barındırı...