Skip to main content

Facebook Reklamlarını Denemek İçin 100$ Yeterli mi?

Facebook Reklamlarını Denemek İçin 100$ Yeterli mi? Güzel bir soru. Click Z editörlerinden Elizabeth Marsten bu konuda kafasında soru işareti olanları aydınlatıcı güzel bir makale yazmış. 

Ben de kendi tecrübelerimden biraz ekledim. Orijinalini buradan okuyabilirsiniz. 

Aslında Facebook'da reklam verip vermeme fikri bugünlerde çoğu kişinin kafasını kurcalıyor. Peki verecekseniz bile kriterlerinizi nasıl belirlemelisiniz? Bu işe ayıracağınız test amaçlı bir 100$ size çok iyi bir projeksiyon çizebilir. Ama beklentilerinizi ve kampanya ayarlarınızı başta iyi ayarlamak şartıyla. 100$'la Facebook reklamından sonuç elde etmenin ipuçları;


Facebook_reklamları

1. Amacınızı netleştirin. Çünkü buna göre ödeme türünüzü (CPC ya da CPM) seçeceksiniz. Bu reklamla Facebook sayfanıza mı yönlendireceksiniz yoksa dışarıdan bir sayfaya mı? Eğer Facebook sayfanıza yönlendirecekseniz yani mesajınızı orada verecekseniz (hem de Facebook sayfamın Like/takipçi, erişim ve etkileşim sayılarını artırmak istiyorum diyorsanız) Facebook CPM'i öneriyor ve diyor ki; "Bu sayede reklamını daha geniş ve doğru bir kitleye ulaştırırım". 

Eğer dışarıdan bir sayfaya yönlendirecekseniz Facebook'un önerisi CPC'yi seçmeniz. Bu şekilde belki CPM'e göre daha az sayıda gösterim alacaksınız ancak daha doğru bir ktileye gösterilecek ve kısıtlı bütçenizi daha doğru yönetmiş olacaksınız.

2. Yayın süresini 1 haftadan uzun tutmayın.

3. Mutlaka hedefleme yapın. Facebook'un bir avantajı (yani Google'a göre avantajı) yaş, cinsiyet, ilişki durumu, eğitim seviyesi gibi bazı önemli alanlarda daha başarılı hedefleme yapabiliyor olması. Aslında Faceook'ta yaklaşık 27 bin farklı permütasyon yapabilirsiniz. Bütçeniz azsa bu daha da önemli bir avantaj. Hedef kitleyi kırabildiğiniz kadar kırın ve netleştirin. Bu sayede ulaşabileceğiniz ortalama impression sayısını da göreceksiniz.

4. İlgi alanı hedeflemelerinden sadece birini seçin; hepsini değil hatta ikisini bile değil. Unutmayın! Cebimizde sadece 100$ var.

5. Önerilen en düşük tıklama bütçesini seçin.

6. İşe başlarken neyin "başarı" sayılacağını önceden netleştirin.

Bir haftalık sürecin sonunda, harcadığınız paranın karşılığında ne aldığınıza bakın! Burada alınan sonucun başarılı ya da başarısız oluşu, başta hedefinizi doğru belirlemenizle alakalı olacaktır. Unutmayın, bu 100 $'lık bir denemeydi. Eğer bunun ışığında sonucu başarılı olarak değerlendirebiliyorsanız daha büyük bir bütçeyi Facebook reklamı için kullandığınızda o da başarılı olacaktır.

what? ySense! yeeah!

Comments

Popular posts from this blog

Markaların Ölümle Dansı

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabı tam anlamıyla bir “bomba”. Yeni bitirdiğim kitaptan aldığım notları kısa kısa paylaşacağım. İşte bunlardan ilki; Amerika’da piyasaya sürülen her on üründen sekizinin kaderi başarısızlığa mahkum. 2005’te tüm dünya mağazalarının vitrinlerinde ilk kez yer alan 156.000 ürün , piyasaya her üç dakikada bir yeni bir ürün çıktığına işaret ediyordu. IXP pazarlama grubuna göre, dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka piyasaya çıkıyor, ancak bunların %90’ı bir yıla kalmadan raflardan kayboluyor. Tüketici ürünlerinde tüm yeni markaların %52’si ve bireysel ürünlerin %75’i tutunamıyor. Peki buna çare ne? İnsanlara “Artık yeni marka üretmeyin!” diyemeyeceğinize göre markaların satın alma psikolojimizdeki yerini tespit etmek daha iyi bir çözüm. Yani biz hangi markaları nasıl, neden seçiyoruz?’un cevabı önemli. Ya da hangi markaları tercih etmiyoruz’un cevabı. Lindstrom’un buna cevabı; Nöropazarlama (neuromarketing). Nöropazarlama, kısaca beynimiz...

Corona En Güzel Nasıl İçilir? - How to Drink Corona?

Corona, bizde pek yaygın tüketilmese de dünya çapında epey hayranı olan bir bira markası. Corona’nın bu kadar sevilen ve ünlü olmasının sebeplerinden biri de içim şekli. Corona is a beer brand that has many fans around the world, although it is not widely consumed in our country. One of the reasons why Corona is so popular and famous is the way I drink. Corona, sıkılıp şişenin ağzından içine tıkılan bir parça limonla içilen; yani böyle bir içme ritüeli olan bir bira. Elbette normal de içebilirsiniz ama Corona’yı Corona yapan onun böyle içiliyor olması.  Corona, a piece of lemon that is squeezed and clicked from the mouth of the bottle; that is, a beer with such a drinking ritual. Of course, you can also drink normally, but that's what makes Corona Corona so. Peki bu ritüel nereden geliyor? Bu, Latin kültürüne özel, biranın tadını güzelleştirdiğine inanılan bir ritüel olup, dünyaya böyle yayılmış olabilir mi? So where does this ritual come from? This is a ritual specia...

Unilever’in Gizli X9 Faktörü

Unilever, Hindistan’da yeni bir şampuan çıkarmaya hazırlanmaktadır. Şampuanların etiketleri hazırlanırken muzip bir işçi etiketin üzerine “X9 Faktörü İçerir” diye bir ibare ekler. Etikete eklenen bu son dakika değişikliği gözden kaçar ve tüm şampuanlar bu etiketle basılıp dağıtıma gönderilir. Milyonlarca şampuan şişesini toplatıp etiketleri yeniden bastırmak zor olacağından iş oluruna bırakılır. Altı ay sonra mağazalardaki şampuanlar tükenince, etiketi düzgün hazırlanmış yani “X9 Faktörü İçerir” yazmayan yeni şampuanlar mağazalara sevk eder. Ve olan olur... Müşterilerden öfke dolu e-mailler yağmaya başlar; şikayetler, serzenişler… Aslında kimsenin X9 faktörünün ne olduğu hakkında en ufak fikri yoktur. Ama kullandıkları şampuandan Unilever’in bu özelliği kaldırmaya cüret etmesi, tüketiciler tarafından kabul edilemez bir davranış olarak görülür. Unilever ne hakla şampuandan bu özelliği çıkarır? Kısacası; Markanız ne kadar gizem taşıyorsa, ürünün içeriği ne kadar “sır” barındırı...