Skip to main content

Dizellere Veda

Avrupa otomotiv sektörünü yakından takip eden bir arkadaşımın haberi; Motor üreticileri dizel motorların AR-GE'lerini durdurdu. Bunun anlamı şu; Kısa süre sonra dizel otomobil üretilmeyecek. 


Aslında bu habere üzülmek yersiz, çünkü artık benzinli motorlar dizel kadar az yakıt tüketir hale geldi ve gittikçe daha çok geliştiriliyorlar. Bir diğer konuda çevre duyarlılığı. Dizel motorlar yapıları itibariyle yani dizel yakıt tükettikleri için çevreye daha zararlılar. Çünkü dizel yakıt benzine göre daha çok karbon gazı salıyor.

 Avrupa'da vergilendirmenin bizdeki gibi motor hacmine göre değil karbon emisyonuna göre olduğunu unutmayın! Yani ne kadar az karbon salıyorsa vergisi o kadar az oluyor. Sanırım Türkiye'de de yakın zamanda kanunlar bu yönde değişecek. Yani bizde de aracın vergilendirmesi saldığı karbon gazı miktarına göre olacak. 

Bu noktada benzinli araçlar zaten dizellere göre daha az karbon salıyor. Dolayısıyla ortalama bir benzinli araç, ortalama bir dizel araçtan daha ucuz olacak. Başta da belirttiğimiz gibi benzinli motorlar yakıt tüketiminde cimrilikte dizelleri yakalamış durumda. Bu da dizellerin kalesini bir başka darbe. 

Dizel bir otomobilin bakım, parça maliyetinin benzilinli bir araca göre daha pahalı olduğu da bir diğer gerçek. Son olarak benzin fiyatıyla dizel fiyatı arasında bir fark kalmadığını da göz önüne alırsak en azından binek pazarında dizel otomobillerin sonunun yakın olduğunu söyleyebiliriz. 

Yani siz siz olun, en azından sıfır otomobil alacaksanız dizel yerine benzinli tercih edin. Zaten kısa bir yakıt tüketimi araştırması yaptığınızda arada fark olmadığını göreceksiniz.

Comments

Popular posts from this blog

Markaların Ölümle Dansı

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabı tam anlamıyla bir “bomba”. Yeni bitirdiğim kitaptan aldığım notları kısa kısa paylaşacağım. İşte bunlardan ilki; Amerika’da piyasaya sürülen her on üründen sekizinin kaderi başarısızlığa mahkum. 2005’te tüm dünya mağazalarının vitrinlerinde ilk kez yer alan 156.000 ürün , piyasaya her üç dakikada bir yeni bir ürün çıktığına işaret ediyordu. IXP pazarlama grubuna göre, dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka piyasaya çıkıyor, ancak bunların %90’ı bir yıla kalmadan raflardan kayboluyor. Tüketici ürünlerinde tüm yeni markaların %52’si ve bireysel ürünlerin %75’i tutunamıyor. Peki buna çare ne? İnsanlara “Artık yeni marka üretmeyin!” diyemeyeceğinize göre markaların satın alma psikolojimizdeki yerini tespit etmek daha iyi bir çözüm. Yani biz hangi markaları nasıl, neden seçiyoruz?’un cevabı önemli. Ya da hangi markaları tercih etmiyoruz’un cevabı. Lindstrom’un buna cevabı; Nöropazarlama (neuromarketing). Nöropazarlama, kısaca beynimiz...

Corona En Güzel Nasıl İçilir? - How to Drink Corona?

Corona, bizde pek yaygın tüketilmese de dünya çapında epey hayranı olan bir bira markası. Corona’nın bu kadar sevilen ve ünlü olmasının sebeplerinden biri de içim şekli. Corona is a beer brand that has many fans around the world, although it is not widely consumed in our country. One of the reasons why Corona is so popular and famous is the way I drink. Corona, sıkılıp şişenin ağzından içine tıkılan bir parça limonla içilen; yani böyle bir içme ritüeli olan bir bira. Elbette normal de içebilirsiniz ama Corona’yı Corona yapan onun böyle içiliyor olması.  Corona, a piece of lemon that is squeezed and clicked from the mouth of the bottle; that is, a beer with such a drinking ritual. Of course, you can also drink normally, but that's what makes Corona Corona so. Peki bu ritüel nereden geliyor? Bu, Latin kültürüne özel, biranın tadını güzelleştirdiğine inanılan bir ritüel olup, dünyaya böyle yayılmış olabilir mi? So where does this ritual come from? This is a ritual specia...

Unilever’in Gizli X9 Faktörü

Unilever, Hindistan’da yeni bir şampuan çıkarmaya hazırlanmaktadır. Şampuanların etiketleri hazırlanırken muzip bir işçi etiketin üzerine “X9 Faktörü İçerir” diye bir ibare ekler. Etikete eklenen bu son dakika değişikliği gözden kaçar ve tüm şampuanlar bu etiketle basılıp dağıtıma gönderilir. Milyonlarca şampuan şişesini toplatıp etiketleri yeniden bastırmak zor olacağından iş oluruna bırakılır. Altı ay sonra mağazalardaki şampuanlar tükenince, etiketi düzgün hazırlanmış yani “X9 Faktörü İçerir” yazmayan yeni şampuanlar mağazalara sevk eder. Ve olan olur... Müşterilerden öfke dolu e-mailler yağmaya başlar; şikayetler, serzenişler… Aslında kimsenin X9 faktörünün ne olduğu hakkında en ufak fikri yoktur. Ama kullandıkları şampuandan Unilever’in bu özelliği kaldırmaya cüret etmesi, tüketiciler tarafından kabul edilemez bir davranış olarak görülür. Unilever ne hakla şampuandan bu özelliği çıkarır? Kısacası; Markanız ne kadar gizem taşıyorsa, ürünün içeriği ne kadar “sır” barındırı...