Skip to main content

Data Yönetiminde Access & Excel İşbirliği


Dijital pazarlamanın önemli iki kalesi; e-mail marketing ve mobil marketing. Her ikisinde de bolca e-mail ve GSM datasıyla içli dışlı olmanız gerekiyor. Eğer büyük bir data yoğunluğuna sahipseniz işiniz yaş...

Diyelim ki 10.000 adetlerde SMS yolladınız. Bunlardan 2.000 adeti SMS istemediğini belirtti. Bu durumda 2.000 adeti gönderi listenizden çıkarmak zorundasınız. Ama bitmedi. O 2.000 adet datayı silemezsiniz. Çünkü kanun gereği tüm datalarınızı saklamak zorundasınız. Hem de nereden, ne zaman ve nasıl aldığınızı ispat edebilir bir şekilde. Aynısı e-mailing için de geçerli.

www.casualclub.com mattr.subagames.com www.sustilo.com





Click Here! Trick Photography And Special Effects E-book


İşte bu noktada data mining süreci başlıyor. Yani datalarınızı yönetme süreci. Peki bunu nasıl yapacaksınız? Önce kısa cevabı vereyim sonra detaylı açıklamasına geçeriz; Access & Excel



Access, çoklu dataları yönetmek için çok kullanışlı bir araç. Kimileri bu noktada Excel'i önerebilir ama çoklu datalarla çalışacaksanız unutmayın ki Excel bu yükü kaldıramayabilir. Şöyle düşünün; Taşınacak bir dolu eşyanız var ve önünüzde iki araç var; biri kamyonet diğeri ise kamyon! Hangisini seçersiniz? 
Tabi Excel'in hareket kabiliyetinin daha fazla olduğu da bir gerçek. Yani dataları düzeltme, silme vb. detaylarda Excel çok daha pratik. İşte bu yüzden en verimli yöntem Access & Excel işbirliği. İşte kısa tavsiyeler;

 


* Dataların ön yıkamasını Excel'de yapın. (Temizleme, duplikeleri kaldırma vb.)
* Temizlenen dataları Access'te yığınak yapın. 
* Access'te Query yani sorgular oluşturun. (Mesela e-mail istemeyenler sorgusu... Böylece sonraki gönderimlerde dataları toplarken işiniz daha kolaylaşır)
* Sorgu sonucu ortaya çıkan dataları yine boş bir Excel'e kopyalayın ve gönderim platformuna buradan havale yapın.


Bu konunun detaylarına gireceğiz. Unutmayın; Gerek gönderim öncesi gerekse sonrasında dataların yönetiminde bu ikiliyi kullanarak zamandan ve enerjiden tasarruf edeceksiniz. Ben çevreci çalışma diye buna derim.

Comments

Popular posts from this blog

Markaların Ölümle Dansı

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabı tam anlamıyla bir “bomba”. Yeni bitirdiğim kitaptan aldığım notları kısa kısa paylaşacağım. İşte bunlardan ilki; Amerika’da piyasaya sürülen her on üründen sekizinin kaderi başarısızlığa mahkum. 2005’te tüm dünya mağazalarının vitrinlerinde ilk kez yer alan 156.000 ürün , piyasaya her üç dakikada bir yeni bir ürün çıktığına işaret ediyordu. IXP pazarlama grubuna göre, dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka piyasaya çıkıyor, ancak bunların %90’ı bir yıla kalmadan raflardan kayboluyor. Tüketici ürünlerinde tüm yeni markaların %52’si ve bireysel ürünlerin %75’i tutunamıyor. Peki buna çare ne? İnsanlara “Artık yeni marka üretmeyin!” diyemeyeceğinize göre markaların satın alma psikolojimizdeki yerini tespit etmek daha iyi bir çözüm. Yani biz hangi markaları nasıl, neden seçiyoruz?’un cevabı önemli. Ya da hangi markaları tercih etmiyoruz’un cevabı. Lindstrom’un buna cevabı; Nöropazarlama (neuromarketing). Nöropazarlama, kısaca beynimiz...

The Age of Companies’ Struggle with Invoice is Ending!

The transition to e-invoice is a revolutionary decision. This is because, in addition to preventing unnecessary paper consumption, easier tracking of invoice tax amounts charged by companies and of course the  digitalization  of finance / accounting departments was provided. So who provides this service? Provider companies working with RA are providing the basic service for receiving and sending invoices. These companies offer services in creating, sending / receiving e-invoices and reporting with the environments they provide. So far everything is very nice and ideal. The only problem is; Some things have never changed for companies with a large number of invoices. Still the manager / managers have to check and approve the invoices one by one. In short, this is also a process. It is a serious process that requires a lot of effort and time. This process requirement brought forward the idea of  ​​integrating  e-invoice providers with BPM ( process management ) applica...

Corona En Güzel Nasıl İçilir? - How to Drink Corona?

Corona, bizde pek yaygın tüketilmese de dünya çapında epey hayranı olan bir bira markası. Corona’nın bu kadar sevilen ve ünlü olmasının sebeplerinden biri de içim şekli. Corona is a beer brand that has many fans around the world, although it is not widely consumed in our country. One of the reasons why Corona is so popular and famous is the way I drink. Corona, sıkılıp şişenin ağzından içine tıkılan bir parça limonla içilen; yani böyle bir içme ritüeli olan bir bira. Elbette normal de içebilirsiniz ama Corona’yı Corona yapan onun böyle içiliyor olması.  Corona, a piece of lemon that is squeezed and clicked from the mouth of the bottle; that is, a beer with such a drinking ritual. Of course, you can also drink normally, but that's what makes Corona Corona so. Peki bu ritüel nereden geliyor? Bu, Latin kültürüne özel, biranın tadını güzelleştirdiğine inanılan bir ritüel olup, dünyaya böyle yayılmış olabilir mi? So where does this ritual come from? This is a ritual specia...