Skip to main content

Agaç Kovuğunda Mantar Krallığı

Agaç Kovuğunda Mantar Krallığı by Makcicek
Agaç Kovuğunda Mantar Krallığı, a photo by Makcicek on Flickr.
Vee yeni telefonumla ilk fotolar da dökülmeye başladı işte. Son zamanlarda Macro'ya sardırdım. O yüxzden bir süre macro çekip paylaşacağım.
Telefon; Samsung Galaxy Ace. Fiyat - performans temelinden baktığınızda pazardaki en iyilerden biri olduğu açık. Birsürü özelliğini sayıp dökmeyeceğim ama özellikle 3.5 inç ekran boyutu, Android işletim sistemi olması, 5 MP kamerası ve son olarak mevcut şarjla konuşma ve bekleme süresinin oldukça uzun olması benim için oldukça önemliydi.

Fiyatına gelince; Açıkcası ürünü elektronik ticaret sitelerinden takibe alırsanız iyi bir kampanya yakalama şansınız var. Şimdi bazı siteler "Fiyatı Düşünce Haber Ver" benzeri özellikler kullanıyorlar. Böylece fiyat düşünce direk haberdar oluyorsunuz. Ha, ben kullandım da işe yaradı mı? Hayır! Cihaz Turkcell, Teknosa vb. yerlerde cazip kampanyalarla satılıyor olsalar da ben en uygun fiyata hepsiburada.com'dan aldım. Hem de diğer yerlerden yaklaşık 150 TL daha ucuza. Üstelik vade farksız kredi kartına  taksitle.

Telefonun çekim kalitesi çok iyi. Çeşitli yazılımlarla efekt ekleme, fotoğrafı editleme ve sosyal medyada paylaşma çok kolay. Picasa, Flickr ya da Instagram, istediğiniz yazılımı Samsung App Store'dan ya da Google Play mağazasından indirebilirsiniz. Bu arada saydığım bu yazılımlar ücretsiz. İsterseniz paralı olanlardan da alabilirsiniz. Çeşitli sahne seçim seçenekleri, kullanışlı bir flash'ı var. Ama en iyisi şu;

Fotoğrafı çekip Flickr'a ya da Picasa'ya yüklüyorsunuz. Sonra da makineden siliyorsunuz. Böylece telefon hafızasını doldurmuyorsunuz. Hem de yanlışlıkla silinme ihtimalini de ortadan kaldırıyorsunuz. Üstelik takipçileriniz, eşiniz dostunuzla paylaşmış oluyorsunuz. İsterseniz fotoğrafa kullanım hakları da tanımlayabilirsiniz. Sınırlı kullanım, ücretli kullanım vb. Böylece kullanım izni verdiğiniz bir fotoğraf belki iyi bir projede, kampanyada kullanılır ve sanatçısı olarak siz de adınızı duyurmuş olursunuz. Hatta imajbank firmalarına belli bir ücretle bile satabilirsiniz.
Dijital kameralarla fotoğraf dünyası da evrilmeye başladı bile...

Comments

Popular posts from this blog

Markaların Ölümle Dansı

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabı tam anlamıyla bir “bomba”. Yeni bitirdiğim kitaptan aldığım notları kısa kısa paylaşacağım. İşte bunlardan ilki; Amerika’da piyasaya sürülen her on üründen sekizinin kaderi başarısızlığa mahkum. 2005’te tüm dünya mağazalarının vitrinlerinde ilk kez yer alan 156.000 ürün , piyasaya her üç dakikada bir yeni bir ürün çıktığına işaret ediyordu. IXP pazarlama grubuna göre, dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka piyasaya çıkıyor, ancak bunların %90’ı bir yıla kalmadan raflardan kayboluyor. Tüketici ürünlerinde tüm yeni markaların %52’si ve bireysel ürünlerin %75’i tutunamıyor. Peki buna çare ne? İnsanlara “Artık yeni marka üretmeyin!” diyemeyeceğinize göre markaların satın alma psikolojimizdeki yerini tespit etmek daha iyi bir çözüm. Yani biz hangi markaları nasıl, neden seçiyoruz?’un cevabı önemli. Ya da hangi markaları tercih etmiyoruz’un cevabı. Lindstrom’un buna cevabı; Nöropazarlama (neuromarketing). Nöropazarlama, kısaca beynimiz...

Corona En Güzel Nasıl İçilir? - How to Drink Corona?

Corona, bizde pek yaygın tüketilmese de dünya çapında epey hayranı olan bir bira markası. Corona’nın bu kadar sevilen ve ünlü olmasının sebeplerinden biri de içim şekli. Corona is a beer brand that has many fans around the world, although it is not widely consumed in our country. One of the reasons why Corona is so popular and famous is the way I drink. Corona, sıkılıp şişenin ağzından içine tıkılan bir parça limonla içilen; yani böyle bir içme ritüeli olan bir bira. Elbette normal de içebilirsiniz ama Corona’yı Corona yapan onun böyle içiliyor olması.  Corona, a piece of lemon that is squeezed and clicked from the mouth of the bottle; that is, a beer with such a drinking ritual. Of course, you can also drink normally, but that's what makes Corona Corona so. Peki bu ritüel nereden geliyor? Bu, Latin kültürüne özel, biranın tadını güzelleştirdiğine inanılan bir ritüel olup, dünyaya böyle yayılmış olabilir mi? So where does this ritual come from? This is a ritual specia...

Unilever’in Gizli X9 Faktörü

Unilever, Hindistan’da yeni bir şampuan çıkarmaya hazırlanmaktadır. Şampuanların etiketleri hazırlanırken muzip bir işçi etiketin üzerine “X9 Faktörü İçerir” diye bir ibare ekler. Etikete eklenen bu son dakika değişikliği gözden kaçar ve tüm şampuanlar bu etiketle basılıp dağıtıma gönderilir. Milyonlarca şampuan şişesini toplatıp etiketleri yeniden bastırmak zor olacağından iş oluruna bırakılır. Altı ay sonra mağazalardaki şampuanlar tükenince, etiketi düzgün hazırlanmış yani “X9 Faktörü İçerir” yazmayan yeni şampuanlar mağazalara sevk eder. Ve olan olur... Müşterilerden öfke dolu e-mailler yağmaya başlar; şikayetler, serzenişler… Aslında kimsenin X9 faktörünün ne olduğu hakkında en ufak fikri yoktur. Ama kullandıkları şampuandan Unilever’in bu özelliği kaldırmaya cüret etmesi, tüketiciler tarafından kabul edilemez bir davranış olarak görülür. Unilever ne hakla şampuandan bu özelliği çıkarır? Kısacası; Markanız ne kadar gizem taşıyorsa, ürünün içeriği ne kadar “sır” barındırı...