Skip to main content

Pepsi mi Daha İyi Coca Cola mı?

1975’te Pepsi “Pepsi’nin Meydan Okuması” adlı deneyi başlatır. Hem de iyi bir tanıtım kampanyasıyla. Deney basittir.

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabından notları paylaşmaya devam; Dünyanın dört bir köşesinde yüzlerce Pepsi görevlisi, alışveriş merkezleri ve süpermarketlerde kurulan bankolarda  masanın başında toplanan meraklı insanlara  üzerinde herhangi bir işaret bulunmayan iki bardak uzatırlar.

Bunlardan birinde Pepsi, diğerinde ise tahmin edebileceğiniz üzere Coca Cola vardır.

Denekler bardaklardaki kolayı içtikten sonra kendilerine hangisini daha çok beğendikleri sorulur. Pepsi yöneticilerinin beklentisi, sonuçların umdukları gibi çıkması halinde yaklaşık 70 milyar dolarlık Amerikan meşrubat sektöründe Coca Cola’nın hakimiyetine son vermektir.

Şirketin pazarlama bölümü sonuçları topladığında bir miktar şaşırsalar da hepsinin yüzleri güler. Çünkü gönüllülerin yarısından fazlası Pepsi’yi Coca Cola’ya tercih etmiştir. Artık herşey bitmiş, savaş kazanılmıştır. Demek ki Pepsi Coca Cola’yı alt edecektir. Öyle mi? Ne yazık ki hayır! Coca Cola’nın sektör hakimiyeti değişmez. Peki öyleyse tüm bunların anlamı nedir?

Malcolm Gladwell “Kıvılcım Anı” adlı eserinde bu durumu şöyle yorumlar; Pepsi’nin yaptığı şey bir “tadım testi”dir. Pepsi’nin yeni ürünler geliştirme bölümünün eski sorumlularından Carol Dollard’a göre, bardaktan bir yudum alınarak yapılan tadım testinde insanlar daha tatlı gelen ürünü tercih etmeye eğilimlidirler. Ancak tüm kutuyu bitirme durumunda kan şekerinin yükselmesi ihtimali herzaman fazladır. O zaman tercih de değişir.

2003’te Houston’daki Baylor Tıp Okulunda, 28 yıl sonra test yeniden ele alınır. 67 deneğin beyinleri fMRI cihazıyla incelenir. Önce gönüllülere Coca Cola’yı mı yoksa Pepsi’yi mi tercih ettikleri ya da bir ayırım yapıp yapmadıkları sorulur. Alınan yanıtlar, ilk deneyin sonuçlarıyla birebir uyumludur. Yarısından çoğu belirgin biçimde Pepsi’yi tercih etmiştir. Beyinleri de öyle.

Çekici bir tat alma halinde beynin uyarılan bölgesi yani ön putamen’de aktivite canlanması görülür.

Buraya kadar herşey tamam. Sonra deneyin ikinci kısmı başlar. Bu kez denekler içtikleri kolanın Pepsi mi yoksa Coca Cola mı olduğunu önceden bilerek içerler. Sonuç? %75’i Coca Colayı beğenir. Dahası da var. Deneklerin beyin aktivitelerinde yer değişikliği gözlemlenir. Ön putamen’le birlikte “orta prefrontal korteks”te de hızlı kan akışı tespit edilir –ki burası beynin daha derin düşünme ve ayırtetme görevinden sorumlu bölgesidir.

Kısacası beynin iki ayrı bölgesinde; akılcı düşünme ile duygusal düşünme arasında sessiz bir iç çatışma yaşanmıştır. Bu kısa bocalama anında akla dayalı Pepsi tercihine karşın duygular isyancı askerler gibi harekete geçerek baskın çıkmış ve galip gelmiştir. Coca Cola’nın zafer anıdır o an.

O an deneklerde devreye giren tüm o çağrışımlar; tarihi geçmişi, logosu, rengi, buzlu bardak, kokusu, tasarımı, tüm çocukluk anılarımız, yıllardır gördüğümüz Coca Cola imajları, görüntü ve reklamları ve tekrar anılar, anılar, anılar…

Duygularımız, değer unsurunu kodlama aracımızdır. Bu da gösteriyor ki bizi duygusal yönden yakalayan bir marka her seferinde galip gelir.
what? ySense! yeeah!

Comments

Old Sports Pub said…
Always Coca Cola....
Evet,tanıdığım herkes CoCa Cola2yı tercih ediyor.Ben kola içmiyorum o yüzden farkı bilmiyorum:))

Popular posts from this blog

Markaların Ölümle Dansı

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabı tam anlamıyla bir “bomba”. Yeni bitirdiğim kitaptan aldığım notları kısa kısa paylaşacağım. İşte bunlardan ilki; Amerika’da piyasaya sürülen her on üründen sekizinin kaderi başarısızlığa mahkum. 2005’te tüm dünya mağazalarının vitrinlerinde ilk kez yer alan 156.000 ürün , piyasaya her üç dakikada bir yeni bir ürün çıktığına işaret ediyordu. IXP pazarlama grubuna göre, dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka piyasaya çıkıyor, ancak bunların %90’ı bir yıla kalmadan raflardan kayboluyor. Tüketici ürünlerinde tüm yeni markaların %52’si ve bireysel ürünlerin %75’i tutunamıyor. Peki buna çare ne? İnsanlara “Artık yeni marka üretmeyin!” diyemeyeceğinize göre markaların satın alma psikolojimizdeki yerini tespit etmek daha iyi bir çözüm. Yani biz hangi markaları nasıl, neden seçiyoruz?’un cevabı önemli. Ya da hangi markaları tercih etmiyoruz’un cevabı. Lindstrom’un buna cevabı; Nöropazarlama (neuromarketing). Nöropazarlama, kısaca beynimiz...

Corona En Güzel Nasıl İçilir? - How to Drink Corona?

Corona, bizde pek yaygın tüketilmese de dünya çapında epey hayranı olan bir bira markası. Corona’nın bu kadar sevilen ve ünlü olmasının sebeplerinden biri de içim şekli. Corona is a beer brand that has many fans around the world, although it is not widely consumed in our country. One of the reasons why Corona is so popular and famous is the way I drink. Corona, sıkılıp şişenin ağzından içine tıkılan bir parça limonla içilen; yani böyle bir içme ritüeli olan bir bira. Elbette normal de içebilirsiniz ama Corona’yı Corona yapan onun böyle içiliyor olması.  Corona, a piece of lemon that is squeezed and clicked from the mouth of the bottle; that is, a beer with such a drinking ritual. Of course, you can also drink normally, but that's what makes Corona Corona so. Peki bu ritüel nereden geliyor? Bu, Latin kültürüne özel, biranın tadını güzelleştirdiğine inanılan bir ritüel olup, dünyaya böyle yayılmış olabilir mi? So where does this ritual come from? This is a ritual specia...

Unilever’in Gizli X9 Faktörü

Unilever, Hindistan’da yeni bir şampuan çıkarmaya hazırlanmaktadır. Şampuanların etiketleri hazırlanırken muzip bir işçi etiketin üzerine “X9 Faktörü İçerir” diye bir ibare ekler. Etikete eklenen bu son dakika değişikliği gözden kaçar ve tüm şampuanlar bu etiketle basılıp dağıtıma gönderilir. Milyonlarca şampuan şişesini toplatıp etiketleri yeniden bastırmak zor olacağından iş oluruna bırakılır. Altı ay sonra mağazalardaki şampuanlar tükenince, etiketi düzgün hazırlanmış yani “X9 Faktörü İçerir” yazmayan yeni şampuanlar mağazalara sevk eder. Ve olan olur... Müşterilerden öfke dolu e-mailler yağmaya başlar; şikayetler, serzenişler… Aslında kimsenin X9 faktörünün ne olduğu hakkında en ufak fikri yoktur. Ama kullandıkları şampuandan Unilever’in bu özelliği kaldırmaya cüret etmesi, tüketiciler tarafından kabul edilemez bir davranış olarak görülür. Unilever ne hakla şampuandan bu özelliği çıkarır? Kısacası; Markanız ne kadar gizem taşıyorsa, ürünün içeriği ne kadar “sır” barındırı...