Skip to main content

Tanrı Facebook’u Korusun

CNN’de gördüğüm birkaç teknolojik gelişmeyi paylaşayım.

Teknoloji Çığzedelerin Hizmetinde Kışın TV’den izlerdik çığ haberlerini. Çığda kar kütlesinin içinde kayolan, mahsur kalan insanların dramını. Birçok insan onları bulmak için ellerinde uzun çubuklarla dürterdi karı. Calgary üniversitesi’nde geliştirilen infrared kamera bu duruma önemli bir çözüm olacak gibi görünüyor. Portatif araç, karın içindeki ısı farklılığını gösteriyor, böylece karın içinde kazazedenin tam olarak nerede olduğu vakit kaybedilmeden tespit edilebiliyor.  

Google Nexus S Telefonları Yörüngede Google’ın akıllı telefonu Nexus S’in doğumunu kutlamak için 7 tane balonla 7 telefon yörüngeye yollanmış. Bunlar yaklaşık 100.000 feet yükseliğe çıkmış. Bu sayede bazı donanım sensörleri de test edilmiş olmuş. Telefonların 60.000 feet’te çalışması durmuş –ki bu çoğu uçağın çıktığı yükseklikten daha fazla. Ancak düşerken tekrar çalışmaya başlamışlar. Taa ki düşene kadar..

Tanrı Facebook’u Korusun Amerikan askerleri ama özellikle de onların ailesi Facebook’a minnet borçlu. Bu sayede birbirleriyle sürekli iletişim halindeymişler. 59th Mobility Augmentation Company’nin Facebook sayfası sayesinde –ki sayfa düzenli olarak kullanılıp güncelleniyor. Artık asker eşleri ya da aileleri sevdiklerinin ne yaptığını ve ne durumda olduklarını kimseye bağlı kalmadan kendileri takip edebiliyorlar. Askerlerin moral gecesinde hatlarda sebebi çözülemeyen bir problem çıkması ve internet bağlantısının geçici süreyle kopmasına ise hala çözüm aranıyor.

Comments

Yeni yılınızı en içten dileklerimle kutlarım Murat Bey.

Popular posts from this blog

Markaların Ölümle Dansı

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabı tam anlamıyla bir “bomba”. Yeni bitirdiğim kitaptan aldığım notları kısa kısa paylaşacağım. İşte bunlardan ilki; Amerika’da piyasaya sürülen her on üründen sekizinin kaderi başarısızlığa mahkum. 2005’te tüm dünya mağazalarının vitrinlerinde ilk kez yer alan 156.000 ürün , piyasaya her üç dakikada bir yeni bir ürün çıktığına işaret ediyordu. IXP pazarlama grubuna göre, dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka piyasaya çıkıyor, ancak bunların %90’ı bir yıla kalmadan raflardan kayboluyor. Tüketici ürünlerinde tüm yeni markaların %52’si ve bireysel ürünlerin %75’i tutunamıyor. Peki buna çare ne? İnsanlara “Artık yeni marka üretmeyin!” diyemeyeceğinize göre markaların satın alma psikolojimizdeki yerini tespit etmek daha iyi bir çözüm. Yani biz hangi markaları nasıl, neden seçiyoruz?’un cevabı önemli. Ya da hangi markaları tercih etmiyoruz’un cevabı. Lindstrom’un buna cevabı; Nöropazarlama (neuromarketing). Nöropazarlama, kısaca beynimiz...

Corona En Güzel Nasıl İçilir? - How to Drink Corona?

Corona, bizde pek yaygın tüketilmese de dünya çapında epey hayranı olan bir bira markası. Corona’nın bu kadar sevilen ve ünlü olmasının sebeplerinden biri de içim şekli. Corona is a beer brand that has many fans around the world, although it is not widely consumed in our country. One of the reasons why Corona is so popular and famous is the way I drink. Corona, sıkılıp şişenin ağzından içine tıkılan bir parça limonla içilen; yani böyle bir içme ritüeli olan bir bira. Elbette normal de içebilirsiniz ama Corona’yı Corona yapan onun böyle içiliyor olması.  Corona, a piece of lemon that is squeezed and clicked from the mouth of the bottle; that is, a beer with such a drinking ritual. Of course, you can also drink normally, but that's what makes Corona Corona so. Peki bu ritüel nereden geliyor? Bu, Latin kültürüne özel, biranın tadını güzelleştirdiğine inanılan bir ritüel olup, dünyaya böyle yayılmış olabilir mi? So where does this ritual come from? This is a ritual specia...

Unilever’in Gizli X9 Faktörü

Unilever, Hindistan’da yeni bir şampuan çıkarmaya hazırlanmaktadır. Şampuanların etiketleri hazırlanırken muzip bir işçi etiketin üzerine “X9 Faktörü İçerir” diye bir ibare ekler. Etikete eklenen bu son dakika değişikliği gözden kaçar ve tüm şampuanlar bu etiketle basılıp dağıtıma gönderilir. Milyonlarca şampuan şişesini toplatıp etiketleri yeniden bastırmak zor olacağından iş oluruna bırakılır. Altı ay sonra mağazalardaki şampuanlar tükenince, etiketi düzgün hazırlanmış yani “X9 Faktörü İçerir” yazmayan yeni şampuanlar mağazalara sevk eder. Ve olan olur... Müşterilerden öfke dolu e-mailler yağmaya başlar; şikayetler, serzenişler… Aslında kimsenin X9 faktörünün ne olduğu hakkında en ufak fikri yoktur. Ama kullandıkları şampuandan Unilever’in bu özelliği kaldırmaya cüret etmesi, tüketiciler tarafından kabul edilemez bir davranış olarak görülür. Unilever ne hakla şampuandan bu özelliği çıkarır? Kısacası; Markanız ne kadar gizem taşıyorsa, ürünün içeriği ne kadar “sır” barındırı...