Skip to main content

İçerik Yönetim'den Ne Beklerim?

İçerik yönetim sistemi (content management system) aslında doküman yönetimi ve arşivlemeyle aynı anlama geliyor. Burada kritik nokta doküman yönetimi esnasında harcanan /kaybedilen zaman. Peki bir içerik yönetim sisteminden neler beklenir?

Aslında çoğu kurumda en büyük sorun, içeriklerin organizasyonu sırasında kaybedilen zaman. Bu herkesin sızlandığı ama çözüm önerileri üzerinde fazla durulmayan bir sorun. Bıçak kemiğe dayandığında (–ki bu önemli bir dosyanın kaybedilmesi, bulunamaması, değiştirilmesi, işlerin sistematik yürümemesinden kaynaklanan aksaklıklar vs.) birkaç kafası çalışan kişi oturup lokal çözümler üretir ve sorun aşılmaya çalışılır. Bulunan lokal çözümler de lokal olarak kullanıldığından bu işten kurumun yine bir karı olmaz.
İçeriklerin tek bir havuzda toplanması önemli. Bu sayede kurumun “herşeyi” diyebileceğimiz veriler de kontrol altında olacaktır. Buraya kademeli yetki erişimi de güvenlik sorununu minimize edecektir.

Yüksek boyutlu multimedia içeriklerin maille paylaşılması demek, mail sunucusuna ciddi bir yük ve gereksiz bir trafik oluşması anlamına geliyor. Bunların depolanma ihtiyacı zaten başlıbaşına problem. Bu tür içerik paylaşımları kurularda genelde yaşanan bir sorundur ve önüne geçmek de çok zor (bir açıdan çok da etik bir davranış değil). Ancak bu iletilerdeki içeriğin boyutunu yönetebilmek, bu soruna kökten çözüm demektir.
Yazılı materyallerin scan edilip sanal ortama alınması da depolama açısından büyük bir soruna çözüm olabilir. Dokümanın orijinali her halükarda yine saklanmış oluyor ancak saklanması gerekmeyen dokümanlar için reel dünyada yer/zaman ayırmak zorunda kalınmamış olacak.
Database’deki kişilere mail atarken mailde istenirse kişiselleştirme yapılabilmesi CRM çalışmalarında çok işe yarayacaktır.

Dokümanın arşivlenirken farklı bilgilerle kaydedilmesi/depolanması, bu dokümanın zamanı geldiğinde herhangi bir kişi tarafından kolayca bulunabilmesi ve doküman hakkında neredeyse kendisi hazırlamış gibi bilgi sahibi olabilmesi anlamına geliyor. Bu da zaman maaliyetinin azalması, iş üretiminin ve kalitesinin artması demektir.

İşte böyle bir sistem gerçekten işe yarar.

Comments

Emre Savaş said…
Google Apps internet ortamında bu işin ustası. Ama şirket ve kurum paylaşımları için ne kadar güvenli tartışılır. Lokal olarak kendi sunucumdan çalıştırırım altyapıyı diyorsan da Microsoft SharePoint var.

Popular posts from this blog

Markaların Ölümle Dansı

Martin Lindstrom’un Buy.ology kitabı tam anlamıyla bir “bomba”. Yeni bitirdiğim kitaptan aldığım notları kısa kısa paylaşacağım. İşte bunlardan ilki; Amerika’da piyasaya sürülen her on üründen sekizinin kaderi başarısızlığa mahkum. 2005’te tüm dünya mağazalarının vitrinlerinde ilk kez yer alan 156.000 ürün , piyasaya her üç dakikada bir yeni bir ürün çıktığına işaret ediyordu. IXP pazarlama grubuna göre, dünya çapında her yıl kabaca 21.000 yeni marka piyasaya çıkıyor, ancak bunların %90’ı bir yıla kalmadan raflardan kayboluyor. Tüketici ürünlerinde tüm yeni markaların %52’si ve bireysel ürünlerin %75’i tutunamıyor. Peki buna çare ne? İnsanlara “Artık yeni marka üretmeyin!” diyemeyeceğinize göre markaların satın alma psikolojimizdeki yerini tespit etmek daha iyi bir çözüm. Yani biz hangi markaları nasıl, neden seçiyoruz?’un cevabı önemli. Ya da hangi markaları tercih etmiyoruz’un cevabı. Lindstrom’un buna cevabı; Nöropazarlama (neuromarketing). Nöropazarlama, kısaca beynimiz...

The Age of Companies’ Struggle with Invoice is Ending!

The transition to e-invoice is a revolutionary decision. This is because, in addition to preventing unnecessary paper consumption, easier tracking of invoice tax amounts charged by companies and of course the  digitalization  of finance / accounting departments was provided. So who provides this service? Provider companies working with RA are providing the basic service for receiving and sending invoices. These companies offer services in creating, sending / receiving e-invoices and reporting with the environments they provide. So far everything is very nice and ideal. The only problem is; Some things have never changed for companies with a large number of invoices. Still the manager / managers have to check and approve the invoices one by one. In short, this is also a process. It is a serious process that requires a lot of effort and time. This process requirement brought forward the idea of  ​​integrating  e-invoice providers with BPM ( process management ) applica...

Corona En Güzel Nasıl İçilir? - How to Drink Corona?

Corona, bizde pek yaygın tüketilmese de dünya çapında epey hayranı olan bir bira markası. Corona’nın bu kadar sevilen ve ünlü olmasının sebeplerinden biri de içim şekli. Corona is a beer brand that has many fans around the world, although it is not widely consumed in our country. One of the reasons why Corona is so popular and famous is the way I drink. Corona, sıkılıp şişenin ağzından içine tıkılan bir parça limonla içilen; yani böyle bir içme ritüeli olan bir bira. Elbette normal de içebilirsiniz ama Corona’yı Corona yapan onun böyle içiliyor olması.  Corona, a piece of lemon that is squeezed and clicked from the mouth of the bottle; that is, a beer with such a drinking ritual. Of course, you can also drink normally, but that's what makes Corona Corona so. Peki bu ritüel nereden geliyor? Bu, Latin kültürüne özel, biranın tadını güzelleştirdiğine inanılan bir ritüel olup, dünyaya böyle yayılmış olabilir mi? So where does this ritual come from? This is a ritual specia...