31 Dec 2010

Kişisel 2010 Değerlendirmem

Çok hareketli bir yıl geçirdik aslında. Kültür üniversitesi olarak pazarlama iletişimi çalışmaları oldukça yoğun geçti. Dijital medyayı olabildiğince etkili kullanmaya çalıştık. Pek çok yeniliklere, ilklere imza attık. Mesela?

imageWeb sitemizde Online Yardım’dan anında soru mailleri aldık. Düzenli mailinge başladık ki sonrasında düzenli mobil marketing altyapısını da oluşturduk. Ufaktan da kullanmaya başladık ama asıl gelecek yıl yoğun kullanacağız o aracı.

image Web sitemizin trafiğini artırdık. Sosyal medya iletişimini Bersay’ın ve Bilgi İşlem biriminin desteğiyle profesyonel bir zemine oturtup vitesi yükselttik. Sosyal medyayı en etkili kullanan eğitim kurumlarından biriyiz artık. Peki tüm bunlar kuruma nasıl bir geri dönüş sağladı? Bunları önümüzdeki yılın tercih döneminde göreceğiz.

Nişanlandımimage
Büyük olaydı benim için. Çünkü gerçekten hem sevdiğim hem de kişiliğine saygı duyduğum (karşı cinse ikisini birarada hissetmek zordur) bir kızla nişanlandım. Ona her baktığımda güzelliğinin yanısıra zehir gibi zekasıyla da beni hayran bırakıyor kendisine.

Dijital medya iletişimi adına bu sene çok şey gördüm, duydum, izledim, okudum, öğrendim. Bunları da mümkün olduğunca işimde kullanmaya, uygulamaya çalıştım. Fikirlerimi, öngörülerimi de bloğumda daha geniş bir kitleyle paylaşmaya çalıştım.

Dizi izledim
Bu sene çok dizi izledim ama bizim aptal Türk dizilerini değil. 1 saat süren her dizi zekama hakarettir, dolayısıyla beni aptal yerine koyanı ben de aptal yerine koyuyorum... Peki ne izledim onun yerine; 
MV5BMTk2MzM4NzM0MV5BMl5BanBnXkFtZTcwNDY3MDg1Mw@@__V1__SX214_CR0,0,214,314_ image MV5BMTQzMDYwMzYwM15BMl5BanBnXkFtZTcwOTU1OTQ3Mg@@__V1__SY314_CR21,0,214,314_image  image image image image image

Okudum
Bu sene güzel okudum. Tabi metrobüs kullanıyor olmanın bunda etkisi büyüktü. Yolda okumak için bayağı vaktim oldu. Peki ne okudum?;
image image image image imageimageimageimage imageimageimageimageimageimageimageimage imageimageimageimage

Kısacası dolu bir yıl oldu. Öneri, eleştiri, destek, katkı, ilhamlarından dolayı bazı isimlere teşekkürler; Gülnur Özcan, Didem Akgüner, Ender Baran, Burçin Tosun, Burak Arkan, Kemal Demircan, Özlem Emiroğlu, Nilgün Eryeşil, Aslıhan Sönmez, İpek Topal, Burak Kılanç, Kemal Anlayar, Ozan İpek, Vural Yılmaz, Ender R. Ekici, Baturalp Güray, Ahmet Gökhan Uluçay, Serdar Demir, Şerife Ulaç, Safiye Çedikçi, Sedat Kara, Hayrünnisa Özmutafoğlu, Özkan Gül, Yusuf Yılmaz, İlknur Akaydın, Elif Sözer Dumlu, Mutluay Özerman, Mine Türkün, Sinem Sünör Kutlu, Ali Saydam, Prof. Dr. Dursun Koçer, Hande Filizcan, Murat Oykur, Müge Murat, Selçuk Seymen, İlgin İncesu, Esra Eryılmaz Yılmaz, Aydın Avşar, Pınar Vaytaş, Emre Sait Türegün, yalçın Uçar ve tabi ki annem, babam, kayınvalidem, Örümcek Adam, Wolverine, Obi Wan Kenobi, Anakin Skywalker, Yoda, oyuncak ayım İsli ve daha nicelerine mutlu yıllar…

28 Dec 2010

Tanrı Facebook’u Korusun

CNN’de gördüğüm birkaç teknolojik gelişmeyi paylaşayım.

Teknoloji Çığzedelerin Hizmetinde Kışın TV’den izlerdik çığ haberlerini. Çığda kar kütlesinin içinde kayolan, mahsur kalan insanların dramını. Birçok insan onları bulmak için ellerinde uzun imageçubuklarla dürterdi karı. Calgary üniversitesi’nde geliştirilen infrared kamera bu duruma önemli bir çözüm olacak gibi görünüyor. Portatif araç, karın içindeki ısı farklılığını gösteriyor, böylece karın içinde kazazedenin tam olarak nerede olduğu vakit kaybedilmeden tespit edilebiliyor.  

Google Nexus S Telefonları Yörüngede Google’ın akıllı telefonu Nexus S’in doğumunu kutlamak için 7 tane balonla 7 telefon imageyörüngeye yollanmış. Bunlar yaklaşık 100.000 feet yükseliğe çıkmış. Bu sayede bazı donanım sensörleri de test edilmiş olmuş. Telefonların 60.000 feet’te çalışması durmuş –ki bu çoğu uçağın çıktığı yükseklikten daha fazla. Ancak düşerken tekrar çalışmaya başlamışlar. Taa ki düşene kadar..

Tanrı Facebook’u Korusun Amerikan askerleri ama özellikle de onların ailesi Facebook’a minnet borçlu. Bu sayede birbirleriyle imagesürekli iletişim halindeymişler. 59th Mobility Augmentation Company’nin Facebook sayfası sayesinde –ki sayfa düzenli olarak kullanılıp güncelleniyor. Artık asker eşleri ya da aileleri sevdiklerinin ne yaptığını ve ne durumda olduklarını kimseye bağlı kalmadan kendileri takip edebiliyorlar. Askerlerin moral gecesinde hatlarda sebebi çözülemeyen bir problem çıkması ve internet bağlantısının geçici süreyle kopmasına ise hala çözüm aranıyor.

24 Dec 2010

Ürün Fabrikada, Marka Zihinlerde Doğar

Hulusi Derici bugün İKÜ'deydi. Ünlü reklamcı konferansında "Pazarlama, Marka ve Reklam'da 12 Günah"ı anlattı.
Sanat Tasarım fakültesi - İletişim Sanatları Bölümü tarafından düzenlenen konferansta Derici sunumun güzel hazırlanmıştı, bunu söylemek lazım. Tabi onun gibi bir reklamcı için bu tür sunumlar ilk değil. Biryandan reklam ve pazarlamanın doğasından bahseden Derici bir yandan da verdiği örnekleri destekleyen görseller ya da iş örnekleriyle konferansı dinleyen öğrencilerin ilgisini de sürekli canlı tutmayı başardı.
Dec232010_3991
Fotoğraf: Ozan Gülek - YABA
Derici oldukça rahat ve esprili bir dille konuştu (Dünkü Ali Saydam konferansı da böyleydi mesela). İkisi de bazen bel altı konuşmaktan, espriler yapmaktan çekinmedi. Bu tavır öğrencilerin ilgisini ve dikkatini çekti tabi ve kimse "uyumadı". Derici, Saydam gibi tabulara bağlı kalmayan, yenilikçi insanların öğrencilerle buluşması çok önemli. Peki neymiş bu 12 günah? Kısa notlarla belirtelim;
1. Basit Ol(ama)mak Basitin zıddı karmaşıklıktır. Mesajın mümkün olduğunca basit verilmesi aslından göründüğü kadar kolay bir iş değil ama bunun için uğraşılmalı ve mesaj "basit" olmalı
2. Samimiyetsizlik
Tüketici verilen mesajda bir samimiyetsizlik varsa bunu hemen sezer. 
3. Reklam kokmak
Reklamın "reklam" gibi durmasını engelleyebilmek önemli
4. Böbürlenmek En iyiyiz, bir numarayız! vb. yaklaşımlara artık sadece gülünüyor.
5. Tüketici zekasına hakaret etmek
"Fare kapanına peynir koyarken fareye de yer bırakmak" Bu söz aslında olayı açıklıyor. Mesaj kaygısıyla herşeyi tüketicinin gözüne sokmak yerine ufak bilmecelerle ilgiyi çekmeye çalışmak, tüketicinin "keşfetmesini" sağlamak önemli.
6. Reklamı sanat sanmak Reklam çalışmalarında amacı, mesajı belli olmayan işlerden uzak durulmalı. Reklamı amacı satışa yöneltmektir.
7. Yarışma düşkünlüğü Yarışmaya katılmak için yapılan işlerden uzak durulmalı. Amaç yarışma birinciliği değil ürün/hizmetin satış rakamını artırmaktır.
8. Fikir değil ürün satmaya çalışmak Her markanın orijinal bir fikre, marka imajına ihtiyacı vardır. Bu bulunursa tüketici markayla kendini özdeşleştirebilir. Örn; pahalı, lüks tüketici için Rolex saat
9. Tutarlılığı kabızlıkla karıştırmak Tutarlı olmak adına heyecanı öldürmek, rutin iş yapmak marka adına tehlikelidir.
10. Araştırmalara körü körüne inanmak Pazar araştırmalarından geleceği tasarlayamazsınız. Tüketicinin ne dediğine değil ne yaptığına bakmak lazım. Pek çok yenilik eğer pazar araştırması dinlenseydi bugün olmazdı (herkse hızlı bir at istiyordu kimse otomobil istememişti)
11. Aşikar olana itibar etmemek Bu bir uzmanlık hastalığıdır. Daha derin ve karmaşık birşey olduğunu düşünüp karmaşık cevaplar arıyoruz, göz önünde duran gerçeği, aşika olanı es geçiyoruz.
12. Cesaretsizlik Tarihi cesurlar yazar, savaşı cesurlar kazanır. Ürün fabrikada, marka zihinlerde doğar.  yenilik daına cesaretli olmak, risk almak ve denemek gerekiyor. Markayı öldüren şey "tepki almak" değil, tepki almamaktır.
PS: Rengin hn'a, İletişim sanatları hocalarına ve emeği geçen öğrencilere teşekkürler.

20 Dec 2010

Ne Yer Ne İçer Bu Dünya?

Peter Menzel ve Faith D’Aluisio dünya’nın farklı ülkelerindeki yeme içme kültürünü inceleyip fotoğraflamış, sonra’da bunu güzel bir albüm yapmışlar; “Hungry Planet” yani “Aç Dünya”

Menzel bir fotojurnalist yani fotoğraflarla bir haberi, hikayeyi görüntüleyip anlatıyor. çok sevdiğim bir tarzdır fotojurnalizm. Eğer okumak için zamanınız yoksa ya da okumayı sevmeyen biriyseniz bir olayı perde arkasını anlatmanın çok iyi yoludur foto jurnalizm. Faith D’Aluisio ise TV yapımcısı. Birlikte gezip ülke ülke dolaşmışlar. Ülkelerin yemek kültürlerini inceleyip fotoğraflamışlar, daha da iyi anlamak için de yemişler…

Ülkelerin yemek kültürlerni inceleyip fotoğraflarken bir ailenin haftalık ortalama mutfak masrafını ve favori yemeklerini de tek tek not etmişler. İşte birkaçı;

Kaynak: Time
imageJapan: The Ukita family of Kodaira City
Food expenditure for one week: 37,699 Yen or $317.25
Favorite foods: sashimi, fruit, cake, potato chips

imageItaly: The Manzo family of Sicily
Food expenditure for one week: 214.36 Euros or $260.11
Favorite foods: fish, pasta with ragu, hot dogs, frozen fish sticks

imageChad: The Aboubakar family of Breidjing Camp
Food expenditure for one week: 685 CFA Francs or $1.23
Favorite foods: soup with fresh sheep meat

imageKuwait: The Al Haggan family of Kuwait City
Food expenditure for one week: 63.63 dinar or $221.45 Family Recipe: Chicken biryani with basmati rice

imageUnited States: The Revis family of North Carolina
Food expenditure for one week: $341.98
Favorite foods: spaghetti, potatoes, sesame chicken

imageChina: The Dong family of Beijing
Food expenditure for one week: 1,233.76 Yuan or $155.06
Favorite foods: fried shredded pork with sweet and sour sauce

imagePoland: The Sobczynscy family of Konstancin-Jeziorna
Food expenditure for one week: 582.48 Zlotys or $151.27
Family recipe: Pig's knuckles with carrots, celery and parsnips

imageGreat Britain: The Bainton family of Cllingbourne Ducis
Food expenditure for one week: 155.54 British Pounds or $253.15
Favorite foods: avocado, mayonnaise sandwich, prawn cocktail, chocolate fudge cake with cream

imageGermany: The Melander family of Bargteheide
Food expenditure for one week: 375.39 Euros or $500.07
Favorite foods: fried potatoes with onions, bacon and herring, fried noodles with eggs and cheese, pizza, vanilla pudding

9 Dec 2010

Tüketici Elektroniği Tarihinden Unutulmaz Anlar

Yaa nereden nereye… Tüketici elektroniği alanında gelişmeler hiç bitmiyor. Permuto tarafından hazırlanan aşağıdaki çalışma bizi tarihte ufak bir gezintiye çıkarıyor. Bazılarını yüzümüzde hafif bir tebessümle hatırlayıp “Bunları gerçekten kullanmıştık” diyoruz.

CE-TIMELINE2

7 Dec 2010

Ay İçim Ürperdi! Seni Gerilla Marketing Seni

Web’de rastladığım birkaç güzel resmi paylaşmak istiyorum. İşte Google’ın Windows’u yorumlaması ve ortaya çıkan Chrome; a
http://www.oneblog.it/


Vee işte asıl konu; “Guerilla Marketing” yazınca aşağıdaki resimle karşılaşınca çok hoşuma gitti;
guerilla_gorilla

http://citrusme.com/blog/2009/8/17/guerilla_vs_gorilla

Gerilla marketing lafını eminim biryerlerde mutlaka duymuşsunuzdur. Bu resmin yer aldığı blog’da da Gerilla Marketing’i saçma sapan yapıp işi Gorilla Marketing’e çevirenlere taşlamada bulunuluyor.

Son yıllarda oldukça sık kullanılmaya başlanan bu terim yeni bir pazarlama anlayışı. Yeni derken 60’lı yıllara dayanıyor aslında yani yeni falan değil ama değişen koşullar ve zaman, tüketiciye artık sıradışı şeylerle gtmeyi gerektirdiğinden yıldızı tekrar parlayan bir anlayış. 

Gerilla marketing’le ilgili yenimakale.com’da güzel bir makale var; “Gerilla” teriminin nereden çıktığını ve bu pazarlama anlayışının gelişimini anlatıyor. Kabaca şöyle anlatabiliriz gerilla pazarlamayı; Düşük bir bütçeyle tüketiciyi beklemediği bir anda ve şekilde yakalayarak ona mesajınızı iletmek. Yani “şaşırtma/şok etme” faktörünü kullanarak zihinde iz bırakmak temel hedef. İşte birkaç örnek;


Kariyer Yapmanın Daha İyi Yolları Var;
image

Çevrilmiş En iyi Dizilerden “Sopranos”un Reklamı;image

Yeni Bir Barbeküye mi İhtiyacınız Var?
image

Bir Kodak Anı;image