30 Nov 2010

Ailem Ninjalar Tarafından Kaçırıldı

İnternette birbirinden ilginç sayısız içerik var. Bunlardan birini paylaşmak istiyorum.
ninja
İşte bunlardan biri yukarıdaki fotoğraf. Karate dersi için para dilenen bir dilenci. Karate dersi almak isteme nedeni ise ailesinin ninjalar tarafından kaçırılmış olması!
Şimdi bu komik bir resim evet ama ya bunun yerine devlet ya da askeri bir takım gizli belgeler paylaşılırsa ne olur? Sonuçta internette bulunan ya da paylaşılan veriler özel ya da gizli diye ayırtedilmiyor. Aslında gizlilik kavramı kişiden kişiye değişen bir kavram. Tıpkı Wikileaks belgeleri gibi.
Wikileaks.org sitesi de bu “paylaşım” felsefesi üzerine kurulmuş bir site aslında. Devlet, hükümletlerin, orduların, şirketlerin “gizli” olarak sınıflanan belgelerini “gizli” kaynakları sayesinde elde edip siteden tüm dünyayla paylaşıyorlar. Türkçe içeriklerde burada; http://wikileakstr.blogspot.com/
Yeni bir site değil aslında. Yaklaşık dört yıldır yayındalar ama asıl bomba, Türkiye’yle ilgili içerikler yayınlanınca koptu ve medyamız birden bu siteyi “keşfetti”. Peki şimdi ne olacak. İşte olası senaryolar;
1. Wikileaks (ve hazır başlamışken Wikipedia, YouTube, Facebook) kapatılır. Sorun çözülmüştür.
2. Bu olayı duyuran medya organları kapatılır, Wiki’ye dokunulmaz, oradaki bilgiler takip edilerek devletin yararına kullanılabilecekler kullanılır.
3. Wiki’ye dava açılır. “Daha da gelmem buraya” denip gözleri korkutulmaya ve bizle ilgili içerikleri yayınlamadan direk MİT’e gönderilmeleri sağlanır.
4. Polat Alemdar ve ekibi oraya yollanır, bizle ilgili belgeler alınır, mekan yakılıp yıkılır; “Kurtlar Vadisi Wiki” filminde detayları birlikte izleriz.
5. Adnan Polat ve Adnan Sezgin wikileaks.org’un yönetimine sokulur, daha da ellenmez, gerisi kendiliğinden hallolur. (Yüce tanrım!)

26 Nov 2010

Bir Güz Navigasyonu Hikayesi

Gülnur’a Nokia E 72 aldık bayramda. Nokia’anın menülerini herzaman kullanışlı bulmuşumdur ama ekranı ufak biraz. Neyse Akşam telefonu kurcuklarken navigasyon (ya da map tam adını hatırlamıyorum) özelliğini keşfettik. Map menüsünü açtık ve hop! O anki konumumuz ekranda belirdi. Kayınvalidemin evi de böylece telefonda ilk işaretlenen yer olmuş oldu.

imageMenüden dilediğiniz bir adresi ya da gitmek istediğiniz yeri yazarak aratıyorsunuz yani bir nevi Google Map araması. Adresi bulduktan sonra oraya nasıl gideceğinizi seçiyorsunuz. Yürüyerek mi yoksa araçla mı? Çünkü ona göre size yol tarifi veriyor. Nasıl? Süper değil mi? Eminin çoğu kişi bunları zaten biliyor ve kullanıyor ama ben ilk kez kullandığım için bayıldım. 

Üstün Özelliklerim
10 defa gittiğim bir yere 11. kez giderken yolu şaşırmak gibi Allah vergisi bir yeteneğe sahibim. Sanırım küçükken kafamın üzerine düşmüşüm ve beynin yön bulma kısmı hasar görmüş. işte bu yüzden Navigasyon cihazları çıktığında (özellikle TomTom’un lansmanında) gözyaşları içinde dizlerimin üzerine çöküp tanrının varlığına iman etmiştim.

Navigasyon cihazı özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayanlar için mucize gibi bir alet. Gideceğiniz yere sizi en kısa yoldan kolayca götürüyor. WIT’den Derya Ergüç HP’nin İspanya’daki bir etkinliğine gittiğinde anlatmıştı. Oradaki tüm taksiciler araçlarında navigasyon cihazı kullanıyormuş. Bu sayede illa yol bilmenize de gerk yok. Adresi giriyorsunuz, o size yol tarifi yapıyor.

Alsam mı diye ciddi birşekilde düşünüyordum navigasyon cihazını ama şimdi ayrı para ödemeye gerek kalmamış görünüyor çünkü navigasyon cep telefonuna girdi. Bayramda biz de bizzat denedik bunu. Teyzeye akraba ziyaretine giderken adresi yazdık. Telefonda bize güzel güzel yol tarifi verdi. Üstelik sesli olarak... Eve çıktığımızda da bulunduğumuz konumu harita üzerinden işaretleyip Favoriler klasörüne kaydettik. 

Artık bir dahaki sefer, her nereden olursa olsun bu adrese gitmek için yapmamız gereken tek şey favoriler klasöründen kaydımızı seçmek ve telefonun yönlendirmesine uyarak aracı kullanmak.

Tabi o heyecanla ve gazla o akşam Mahmut eniştenin Blackberry’sine saldırdım. Bakalım onun navigasyonu nasıl diye. Sonuç mu? Tam bir hayal kırıklığı. Ne bulunduğum konumu bulabildi ne de haritada yer bulup güzergah çıkarabildi. Navigasyon ve harita konusunda diğer 3G cihazlar nasıl bilmiyorum ama Nokia oldukça kullanışlı ve verimli. Benden söylemesi…

9 Nov 2010

Dünya’da En çok Tweet’lenen Medya

Eveeet, şimdi tabi tepki geldi “Hani yazacaktın izlenimlerini!” diye. Haklısınız tabi. Özür diliyorum ama yoğunluğum o kadar fazla ki gece kafam daha yastığa değmeden uykuya dalıyorum.

Uyuyamayanlara tavsiye;
Bir ritüelimden bahsedeyim hemen; Gece yatağa girdiğimde uyumadan önce düzenli olarak aynı hayalleri kurarım. Bir yerlere gider, birşeyler inşa eder, bunlarla uğraşırım. Ormanda bir ev inşa etmek mesela... Ağaçları bul , kes, taşı… Bunlar çok zahmetli ama bir o kadarda huzur verici hayali uğraşlardır. Hayallerimde bunlarla uğraşırken de yavaş yavaş uyku denizine dalar giderim. Hah, işte bunla bile ilgilenemeden dalıp gidiyorum… O derece yani.

Yeni Medya konferansı’nda The New York Times’ın patronu Arthur Sulzberger Jr. da konuktu. Peki ne anlattı? Birsürü şey. Ne kaldı aklımda? işte bunlar;

NY Times 159 yıldır mürekkeple basılıyormuş. (Bir 159 yıl daha basılacağından emin değilim.)

Yeni medya düzeninin onlar da farkında aslında. O yüzden nytimes.com’a ciddi yatırım yapıyorlar. Ve doğrusu karşılığını da görmeye başlamışlar; nytimes.com’un ziyaretçi ortalaması 16.000.000 (yani 16 milyon).

Sosyal medya’da da varlar. Peki bu ne işlerine yaradı?
Sulzberger Jr.’ın kendi ifadesiyle “Görünürlüğümüzü artırıp küresel olarak geniş kitlelere ulaşmamızı sağladı.”

Geniş kitlelere ulaşmak… İşte anahtar kelime. İnsanlar benim siteme gelsin diye uğraşmamışlar. İnsanlar nerede takılıyorsa oraya gitmiş, orada varolmuşlar. Sonuç; Sitelerine yine (16 milyon) ziyaret almışlar. Win-Win durumu kısaca.

Most Tweeted Media in the World
Yine Sulzberger’in ifadesiyle NYtimes en çok twitlenen medya organı. İşte adresi; http://twitter.com/#!/nytimes 
Ziyaretçi sayıları 2.721.047. Yani büyük ihtimalle yalan söylemiyor.

4 Nov 2010

Nasuh Mahruki Ne Demek?

Nasuh Mahruki’yi herkes az çok tanır; ünlü dağcımız, doğa sporları uzmanı ve AKUT’un kurucusu. Geçen gün İKÜ Önder Öztunalı salonunda bir seminer verdi Mahruki. Semineri İKÜ Etkili İletişim Kulübü oranize etti. Caner, Ecem ve Recep’i kutluyorum, bu kulüp harika iş çıkarıyor. Bunun faydasını ileride görecekler. 

100_2298

Mahruki yeni çıkan kitabını (Kendi Everestinize Tırmanın) da anlattı seminerde, hatta seminerin içeriği de büyük oranda  kitaptandı sanırım. Peki ne anlattı Mahruki? …Şeeey güzel bir soru, çünkü not alsam bile bazı yerlerde anlamakta zorlandım. Mahruki iyi bir dağcı olabilir ama iyi bir anlatıcı olmadığı kesin. Salondaki gençlerin gözlerinin kapanmasını engelleyen yegane şey Mahruki’nin ünü ve sunumunda yer alan dağda bayırda çekilmiş gerçek aktüel görüntülerden oluşan videolardı. Hitabet konusunda çalışması gerek.

Şöyle bir etrafıma bakındığımda salonu dolduran gençlerden not tutan kimse göremedim. Herkes sadece izledi. Oysa arada not da alsalar ne güzel olurdu değil mi ama? Belki de gençlerimize not tutma kültürünü/alışkanlığını öğretmeliyiz önce. Bir dakika… burada üniversite öğrencilerinden bahsediyoruz… Neyse boşverin.

Aldığım notlardan bahsediyordum; Kurumsal İletişim’den Ender Baran abimiz Nasuh Mahruki’nin yakın arkadaşlarından. Zaten Ender abimiz de Akut yönetim kurulunda. O yüzden Mahrukiyle uzun süreli bir teşvik-i mesaileri var. Öğlen yemeğinde Ender abiyle Nasuh hakkında konuştuk biraz. Nasuh o kadar yoğun gündemi arasında geceleri az bir uykuyla ve aylarca çalışarak hazırlamış bu kitabı.

Kısacası “disiplin” adamın hayatı olmuş artık. Gel de hasedinden çatlama…

Öyle biri olmasa zaten bu başarıları elde edemezdi. Zaten sadece dağcı da değil Mahruki. Motorsiklet üzerinde tüm baharat yolunu katetmiş (taa Hindistana dek seyahat etmiş). Camel Trophy elemelerinde Türkiye’yi temsil etmeye hak kazanmış. AKUT’u zaten biliyorsunuz. Kısacası extreme spor ve faaliyerlerin hepsinde var. Bu arada birkaç kitap da yazmış.

Peki nereden geliyor bu değirmenin suyu? Ömrü dağcılıkla geçen biri nasıl geçinir? Öğrencilerden biri de sordu bunu Nasuh’a. Cevap sponsorlar. Tüm dağcılık ve diğer girişimleri için herzaman sponsorlar bulmayı başarmış.

Nasuh Mahruki ne demek?

Birçok anlamı varmış Nasuh’un. Nasihat eden mesela. Ayrıca büyük yeminlerden biriymiş; yani bozulmaması gereken yeminlerden. Peki Mahruki? “Ateşte yanmış” anlamına geliyormuş Mahruki. Bu noktada Nasuh Mahruki’nin büyük büyük dedesinin Osmanlı donanması komutanlarından Kaptanı Derya Nasuhzade Ali Paşa olduğunu da öğrenmiş olduk. Ali paşa zamanında Sakız adasındaki Rum isyanını bastırmak için Osmanlı tarafından görevlendirilmiş.

Donanmayla giden Ali paşa isyanı bastırmış. Ancak bir Rum denizci, içi patlayıcı dolu küçük bir tekneyle kaptanın sancak gemisine sürpriz bir saldırı gerçekleştirmiş. Saldırı ne yazık ki başarılı olmuş ve gemi alevlere boğulmuş. Kaptan Ali paşa da şehitler arasındaymış. Bu olaydan sonra aile Mahrukizade ve isim kanunundan sonra da Mahruki olarak anılmış.

Dönelim tekrar notlara…

Büyük Hedefler Seç
Hayatımızda seçtiğimiz hedef ne kadar büyük olursa bizi o kadar güdüleyip, motive ediyor ve sorun çıktığında da ayakta kalmamızı sağlıyor. Daha iyi bir yerde çalışmak bir hedeftir. İşinizde 2 yıl içinde ülkenin en iyi 5 isminden biri olmak daha büyük bir hedeftir.

Hedefi Parçalara Böl
Hedefi belirledikten sonra ara adımlar belirlemek çok faydalı. Bu sayede yolda tökezlemeden ilerlemek daha kolay. Üstelik tam olarak hangi noktada olduğunuzu da bu sayede görebilirsiniz. Atlantiği kayıkla geçmeyi hedefiniz olarak belirleyebilirsiniz. Ancak yolun bir noktasında tam olarak hangi rotada ve nerede olduğunuzu sürekli bilmeniz gerekir. Yoksa kendinizi bir anda Basra körfezinde de bulabilirsiniz.

Değişime Ayak Uydur
Hayatta kalan bir canlı, türlerin en güçlüsü ve zekisi olduğu için bunu başarmamıştır. Değişime ayak uydurabildiği için hayattadır. Değişimlere adapte olun, onları reddetmeye, dışlamaya çalışmak yerine varlığını kabul edip adapte olmaya çalışın. Kazanan siz olacaksınız.

Kararlılık Bir Atımlık Balyoz Vuruşu Değildir
Kararlılık, sahip olunan enerjiyi akıllıca kullanarak baskıyı sürekli ve devamlı kılabilmektir.

İşte Nasuh’un nush’ları böyleydi.